Anadolu ve Türkler (Selin Arslan)
Anadolu yalnızca bir coğrafya değil aynı zamanda biz Türkler için geçmiş ve gelecek demektir. Biz Türk milleti Malazgirt'te açtığımız kapıdan sadece ordumuzu değil kültürümüzü, ahlakımızı, inancımızı ve ruhumuzu da getirdik. Sonuçta biz burayı o savaşla yalnızca yurt edinmedik, vatanımız yaptık. Yaylalarının serinliğine, dağlarının gölgesine, ovalarının sessizliğine ve masmavi denizlerinin sakinleştiriciliğine aşık olduk ; sonra da ona borçlu hissettik biz de her bir karış toprağına bereket, taşlarına anlam kattık. Çünkü Anadolu bizim için yalnızca yaşanacak bir yer değil yaşatılacak bir emanet olmuştu bu emaneti de bana sorarsanız ayakta tutma konusunda çok başarılıyız. Hatta bu emaneti o kadar benimsedik ki Anadolu'yu da Türkleştirdik ve işte bu yüzden, Anadolu Türk'tür; Türk de Anadoludur. Birimiz olmadan diğerimiz eksiktir, yarımdır.
Fakat ne yazık ki Anadolu'yu diri tutmak konusunda ne kadar iyi olursak olalım ve Anadolu'yu ne kadar seversek sevelim günümüz dünyasında çocuklar toprağımızı değil ekranı tanıyor, geceleri yıldızları değil televizyonu izliyor. Bu da geçmişimizi kaybetmemiz demektir ve eğer bir millet geçmişini unutursa geleceğini zaten kaybetmiş demektir. Fakat bu demek değil ki Anadolu'yu anlamak sadece geçmişini bilmektir.Anadolu'yu anlamak onunla yaşamayı, onu sevmeyi ve onu korumayı gerektirir bunu da yalnızca Türkler yani biz yapabiliriz. Çünkü Anadolu bizim hafızamız, çocuklarımızın düşüdür bu düşü diri tutmak da bizim görevimizdir.
Yorumlar
Yorum Gönder